İYUK Madde 15/1-b bendinde yer alan 'ehliyet' koşulu, idari yargılama hukukunda iptal davaları açısından nasıl yorumlanmaktadır? Özellikle sendikalar ve meslek kuruluşları gibi tüzel kişilerin dava açma ehliyeti konusundaki 'menfaat ihlali' kriterini Danıştay kararları ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #258400

İYUK Madde 15/1-b bendine göre, ilk incelemede dilekçelerde ehliyet yönünden kanuna aykırılık görülürse davanın reddine karar verilir. İptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan 'menfaat ihlali', doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanır. Bu menfaatin hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. **Genel Kural:** Her idari işleme karşı herkes tarafından dava açılması istikrarsızlığa yol açmaması için doğrudan, meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi aranır (Danıştay 15. Daire - Esas: 2017/273, Karar: 2017/6218). **Tüzel Kişilerin Ehliyeti:** Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları (oda, birlik, sendika gibi) kuruluş kanunlarında belirtilen amaçları doğrultusunda ve kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda dava açma ehliyetine sahiptirler. Ancak bu ehliyet sınırsız değildir. Örneğin: **Sendikalar:** Davacı sendikanın faaliyette bulunduğu hizmet iş kolu ile bir bütün teşkil eden ilaçlara ilişkin düzenleme getiren protokole karşı menfaatinin bulunduğu kabul edilebilir (Danıştay 15. Daire - Esas: 2017/273, Karar: 2017/6218 - Karşı Oy). **Meslek Birlikleri:** Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin, kamu kurum ve kuruluşlarında görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliğinin iptalini istemekte kuruluş amaçlarıyla doğrudan bir ilgisi bulunmadığı ve menfaat ihlali söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava açma ehliyeti bulunmadığına karar verilmiştir (Danıştay 5. Daire - Esas: 2010/2930, Karar: 2012/3814). **Barolar:** Avukatlık Kanunu'nun 76. ve 95. maddeleri uyarınca baroların hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunma görevi olsa da, bu mesleki bir örgüt olmanın ötesine geçerek her konuda dava açma ehliyeti vermez. Çevre ve imar gibi kamu yararını ilgilendiren konularda dahi baroların, mesleki faaliyetlerini ilgilendirmeyen bir işlemde kişisel, meşru ve güncel menfaatlerinin etkilenmediği kabul edilmiştir (Danıştay 14. Daire - Esas: 2011/13742, Karar: 2011/796). Ancak, Anayasa'nın 56. maddesi ve Çevre Kanunu'nun 30. maddesi kapsamında çevre sorunlarına neden olabilecek işlemlerle ilgili baroların dava açma ehliyetinin bulunduğu yönünde karşı oy da bulunmaktadır. Özetle, dava açma ehliyeti 'meşru, kişisel ve güncel menfaat ihlali' kriterine sıkıca bağlıdır ve bu, tüzel kişilerin kuruluş amaçları ve görev alanları çerçevesinde değerlendirilir.