Bir iptal davasında 'ehliyet' koşulu sadece davacının medeni hakları kullanma ehliyetini mi ifade eder? Danıştay 4. Dairesi'nin 2014/4599 E. sayılı kararında, bir tebliğ hükmüne karşı dava açan kişinin davası neden ehliyet yönünden reddedilmiştir?
Hayır, idari yargılama hukukunda 'ehliyet' koşulu, medeni hukuktaki dava ehliyetinden daha geniş bir anlama sahiptir ve 'subjektif ehliyet' olarak da bilinen 'menfaat ihlali' koşulunu da içerir. Yani davacının, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmasının yanı sıra, iptalini istediği işlemle arasında meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisi bulunmalıdır. Danıştay 4. Dairesi'nin 2014/4599 E. sayılı kararında, bir kişinin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin bir hükmüne karşı açtığı dava, ehliyet yönünden reddedilmiştir. Kararın gerekçesi, davacının, iptalini istediği genel tebliğ hükmünün kendi hukukunda somut, güncel ve kişisel bir değişiklik yaratmadığını, yani menfaatinin ihlal edilmediğini tespit etmesidir. Düzenleyici bir işleme karşı dava açabilmek için, o düzenlemenin davacının hukukunu doğrudan etkileyen, icrai bir nitelik taşıması gerekir. Soyut, genel ve kişisel bir menfaat bağı kurulamayan durumlarda dava, İYUK m. 15/1-b uyarınca ehliyet yokluğundan reddedilir.