Katılma hakkı, şahsa sıkı surette bağlı bir hak olduğuna göre, katılanın yargılama sırasında ölmesi durumunda ne olur? Mirasçıların bu davadaki konumu ne olabilir?
Katılma hakkı şahsa sıkı surette bağlı bir hak olduğundan, katılanın ölümüyle birlikte 'katılma' kendiliğinden hükümsüz kalır. Yani, ölen kişinin 'katılan' sıfatı sona erer. Ancak bu durum, davanın mirasçılar yönünden tamamen sonuçsuz kalacağı anlamına gelmez. Ceza Genel Kurulu'nun 2020/38 E. sayılı kararında da değinildiği gibi, 'mirasçıların katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilmeleri de mümkündür'. Mirasçılar, ölen katılanın yerine geçerek onun 'katılan' sıfatını devam ettiremezler, ancak suçtan kaynaklanan ve miras yoluyla kendilerine geçen malvarlığı haklarını (örneğin tazminat talepleri) veya manevi haklarını korumak amacıyla, 'suçtan zarar gören' sıfatıyla kendi adlarına davaya katılma talebinde bulunabilirler. Bu durumda, mirasçılar yeni bir katılma talebiyle davaya dahil olurlar ve kendi kazandıkları 'katılan' sıfatıyla usuli haklarını kullanırlar.