Taraflar, bir dava Yargıtay'da temyiz incelemesindeyken aralarında sulh olurlarsa, Yargıtay nasıl bir yol izlemelidir? Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/22-1492 E. sayılı kararında, bu konuda yönetmelik hükmü ile kanun ve yerleşik içtihatlar arasındaki çatışma nasıl çözümlenmiştir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/22-1492 E. sayılı kararında, temyiz aşamasında gerçekleşen sulh durumunda, yerel mahkeme kararının 'sulh nedeniyle bozulmasına' karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu kararın temelinde, mahkemenin nihai bir kararla davadan elini çektiği ve Yargıtay'ca bozulmadan dosyaya yeniden bakamayacağı ilkesi yatmaktadır. Kararda, 'Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri... Yönetmeliği'nin, temyizdeki dosyanın geri çevrilerek mahkemece ek karar verilmesini öngören hükmünün, HMK'ya ve normlar hiyerarşisine aykırı olduğu vurgulanmıştır. Bir yönetmelik hükmüyle, kanunla düzenlenen yargılama usulünün ve hakimin davadan el çekmesi kuralının aşılamayacağı belirtilmiştir. Tarafların dava üzerindeki tasarruf yetkisi (sulh olma) devam etse de, usulen bu sulhun hukuki bir sonuca bağlanabilmesi için, öncelikle Yargıtay'ın temyiz incelemesini sonlandırıp, dosyayı mahkemesine iade etmesi gerekir. Bu iade de, mevcut hükmün 'sulh' hukuki nedenine dayalı olarak bozulmasıyla mümkün olmaktadır. Mahkeme, bozma sonrası dosyayı yeniden ele alarak sulh nedeniyle bir karar verecektir.