HMK m. 297/2, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurulmasını emreder. Mahkemenin, gerekçesinde davalılardan birinin sorumluluğuna işaret edip, hüküm fıkrasında bu davalı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermemesi hangi sonuçları doğurur? (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2014/23963 E.)
Bu durum, hükmün HMK m. 297/2'ye aykırı, çelişkili ve infazda tereddüt yaratacak şekilde kurulması anlamına gelir ve tek başına bozma nedenidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/23963 E. sayılı kararında, mahkeme gerekçesinde birden fazla davalının sorumluluğunu tartışmış ancak hüküm fıkrasında davalılardan biri olan sigorta şirketi hakkında hiçbir hüküm (kabul veya ret yönünde) kurmamıştır. Yargıtay, bu durumu 'kararın gerekçesi ile sonucu arasında çelişki' olarak nitelendirmiş ve hükmün infazda tereddüt uyandıracağını, her bir davalının sorumluluğunun net bir şekilde belirlenmediğini belirterek kararı bozmuştur. Mahkeme, her bir davalı ve her bir talep hakkında ayrı ayrı, açık ve net bir şekilde karar vermekle yükümlüdür. Bir davalı hakkında sessiz kalması, usule aykırıdır.