Kısa kararda reddedilen bir talep hakkında, gerekçeli kararda hiç hüküm kurulmaması durumu, Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilir? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/22755 E. sayılı kararındaki yaklaşımı açıklayınız.
Bu durum, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki olarak kabul edilir ve tek başına bozma sebebidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/22755 E. sayılı kararında, mahkeme kısa kararda davacı kadının manevi tazminat talebinin reddine karar vermiş, ancak gerekçeli kararda bu konuda olumlu ya da olumsuz hiçbir hüküm kurmamıştır. Yargıtay, bu durumu HMK m. 298/2'ye aykırılık olarak görmüştür. Kural, tefhim edilen kısa kararda yer alan her bir hükmün, gerekçeli kararın sonuç kısmında da yer almasıdır. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu yanlış dahi olsa, gerekçeli kararın bu sonuca uygun olarak yazılması zorunludur. Kısa kararda yer alan bir hükmün gerekçeli kararda hiç yer almaması, bu uyumu bozduğu için kararın bozulmasını gerektirir. Mahkemenin yapması gereken, bozma sonrası önceki kısa karara bağlı olmaksızın, çelişkiyi ortadan kaldıracak yeni bir karar oluşturmaktır.