Bir mahkemenin tefhim ettiği 'kısa karar' ile sonradan yazdığı 'gerekçeli karar' arasında çelişki bulunması halinde hukuki sonuç ne olur? Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2018/12480 E. sayılı kararında bu çelişki nasıl ortaya çıkmış ve Daire ne yönde karar vermiştir?
Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki, HMK m. 298/2'ye ('Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.') ve 10.04.1992 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı'na temelden aykırıdır ve tek başına bozma nedenidir. Bu durum, yargıya olan güveni sarstığı ve kamu düzenine ilişkin olduğu için re'sen gözetilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2018/12480 E. sayılı kararında çelişki şu şekilde ortaya çıkmıştır: Mahkeme, gerekçe kısmında 'dava konusuz kaldığından davacı lehine maktu vekalet ücreti takdirine dair hüküm kurulduğunu' belirtmiş, ancak hüküm kısmında (sonuç bölümünde) 'davacı aleyhine vekalet ücretine' hükmetmiştir. Bu durum, kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında açık bir çelişki yarattığından, Daire, diğer yönleri incelemeksizin kararın bu nedenle bozulmasına karar vermiştir. Bu, mahkemenin tefhim ettiği kısa kararla bağlı olduğunu ve gerekçeli kararı buna uygun yazmak zorunda olduğunu gösterir.