Bir iptal davasında 'menfaat ihlali' subjektif ehliyet koşulu olarak aranmaktadır. Danıştay 15. Dairesi'nin 2017/273 E. sayılı kararına göre, bu menfaatin taşıması gereken nitelikler nelerdir? Eczacıları temsil eden bir sendikanın, SGK ile bir kargo şirketi arasında imzalanan 'yurt dışından temin edilen ilaçların taşınmasına ilişkin protokol'ün iptali için dava açma ehliyeti neden reddedilmiştir?
Danıştay 15. Dairesi'nin 2017/273 E. sayılı kararında belirtildiği üzere, bir iptal davası açabilmek için aranan 'menfaat ihlali' koşulundaki menfaatin 'meşru, kişisel ve güncel' olması gerekir. Bu, dava konusu işlem ile davacı arasında doğrudan bir ilgi kurulabilmesini gerektirir. Dolaylı veya muhtemel menfaatler dava açma ehliyeti için yeterli değildir. Kararda, eczacıları temsil eden sendikanın dava açma ehliyeti şu gerekçelerle reddedilmiştir: Dava konusu protokol, yurt dışından temin edilen ilaçların SGK tarafından hastaya 'kargo yoluyla' ulaştırılmasına ilişkindir. Mevcut ve önceki mevzuatta, yurt dışından ilaç temininde eczanelere bir görev veya yetki verilmemiştir; eczanelerin yetkisi yurt içinde ruhsatlı ilaçlarla sınırlıdır. Dolayısıyla, eczanelerin bu süreçte bir rolü olmadığından, bu protokol eczacıların çalışma alanlarına müdahale etmemekte ve onların meşru, kişisel ve güncel bir menfaatini ihlal etmemektedir. Sendikanın iddiası, dolaylı ve varsayımsal bir menfaat ilişkisine dayandığı için dava ehliyet yönünden reddedilmiştir.