Bir tüzel kişinin (örneğin bir kamu kurumu veya şirket) bir suçtan dolayı açılan kamu davasına katılabilmesi için hangi temel şartın gerçekleşmesi gerekir? YCGK 2019/592 K. sayılı kararında 'suçtan zarar görme' kavramı nasıl yorumlanmıştır?
Bir tüzel kişinin kamu davasına katılabilmesi için iki temel yoldan biri mevcut olmalıdır: 1) CMK m. 237'deki genel kural uyarınca suçtan 'doğrudan doğruya zarar görmüş' olması. 2) Herhangi bir özel kanunda, o tüzel kişinin belirli suçlardan açılan davalara katılmasını özel olarak düzenleyen bir hükmün bulunması (Örn: Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda Gümrük İdaresi'nin, Bankacılık Kanunu'nda BDDK'nın katılması gibi). YCGK 2019/592 K. sayılı kararında, 'suçtan zarar görme' kavramının 'suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hâli' olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmıştır. Dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir. Örneğin, bir kamu görevlisinin işlediği görevi kötüye kullanma suçunda korunan hukuki yarar kamunun idareye olan güveni olduğundan, Hazine'nin bu suçtan doğrudan bir ekonomik zararı oluşmamışsa, 'itibar zedelenmesi' veya 'güven kaybı' gibi dolaylı zararlara dayanarak davaya katılması mümkün değildir.