TCK m. 6/1-b uyarınca 'çocuk' tanımı 'henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi' olarak yapılmıştır. Bir suçun mağdurunun çocuk olması, ceza hukuku açısından hangi nitelikli halleri gündeme getirebilir? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/4984 E. sayılı kararında bu tanımın uygulanmasıyla ilgili hangi bozma nedenine işaret edilmiştir?
Mağdurun çocuk olması, birçok suç tipinde nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Örneğin, kasten öldürme suçunda TCK m. 82/1-e, kasten yaralama suçunda TCK m. 86/3-b, işkence suçunda TCK m. 94/2-a, eziyet suçunda TCK m. 96/2-a, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda TCK m. 109/3-f gibi birçok maddede mağdurun çocuk olması cezayı ağırlaştıran bir sebep olarak öngörülmüştür. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/4984 E. sayılı kararında, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun 18 yaşını doldurmamış bir mağdura karşı işlendiği belirtilmiştir. Mahkemenin bu durumu göz ardı etmesi, Yargıtay tarafından bozma nedeni olarak görülmüştür. Yargıtay, TCK m. 6/1-b'deki çocuk tanımına atıf yaparak, suçun çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle TCK m. 82/1-e maddesinin (nitelikli hal) uygulanması gerektiğini vurgulamıştır. Bu, kanuni tanımların, suçların nitelikli hallerinin uygulanmasında doğrudan ve re'sen dikkate alınması gerektiğini gösteren önemli bir örnektir.