Bir avukatın, sahte bir mahkeme kararı düzenleyerek (resmi belgede sahtecilik) müvekkilinden haksız yere 'dava masrafı' adı altında para alması (dolandırıcılık) ve bu parayı kendi hesabına geçirmesi (güveni kötüye kullanma) durumunda cezai sorumluluğu ne olur?
Bu karmaşık durumda, eylemlerin bütünlüğü ve failin kastı önemlidir. Sahte belge düzenlemesi TCK m. 204'ü oluşturur. Bu sahte belgeyi kullanarak müvekkili aldatıp para alması TCK m. 158'i (nitelikli dolandırıcılık) oluşturur. Müvekkil ile arasındaki vekalet ilişkisi nedeniyle bu parayı mal edinmesi ise TCK m. 155/2'yi (hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma) akla getirir. Yargıtay, bu gibi durumlarda genellikle en kapsamlı ve ağır suça odaklanır. Sahtecilik ve dolandırıcılık arasında TCK m. 212 gereği gerçek içtima uygulanır. Dolandırıcılık suçu, güveni kötüye kullanma suçuna göre daha özel ve ağır olduğundan, failin sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması daha olasıdır.