Güveni kötüye kullanma suçunda (TCK m. 155), malın zilyetliğinin devrine dayanak olan sözleşmenin hukuken geçersiz olması (örneğin ehliyetsiz bir kişiyle yapılması) suçun oluşumunu etkiler mi?
TCK m. 155 gerekçesi ve Yargıtay kararları 'hukuken geçerli bir sözleşme' aradığından, sözleşmenin mutlak butlanla batıl olduğu durumlarda suçun unsurlarının oluşmadığı savunulabilir. Çünkü bu durumda hukuken korunması gereken bir 'güven' ilişkisi baştan itibaren yoktur. Ancak, sözleşme sadece iptal edilebilir nitelikteyse (örneğin irade sakatlığı varsa ki bu dolandırıcılığa girer), durum farklıdır. Geçersiz bir sözleşmeye dayalı teslimde, malı alan kişinin iade yükümlülüğü sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre devam eder, ancak ceza hukuku anlamında TCK m. 155'in tipikliği gerçekleşmeyebilir.