HMK m. 261/4'e göre toplu mahkemede 'başkan, hâkimlerden her birinin tanığa doğrudan doğruya soru sormasına izin verir.' Bu hüküm, başkanın izninin mutlak bir ön şart olduğunu mu ifade eder, yoksa üye hakimin soru sorma hakkının bir güvencesi midir? Doktrindeki tartışmaları da dikkate alarak yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #25812

Bu hüküm, lafzı itibarıyla başkanın iznini bir ön şart olarak düzenlemiş gibi görünse de, maddenin ruhu ve amacı üye hakimin soru sorma hakkının bir güvencesi olarak yorumlanmalıdır. Başkanın buradaki rolü, yargılamanın düzenini sağlamak, tekrarlardan kaçınmak ve konu dışı soruları engellemektir. Üye hakimin, davayı aydınlatmaya yönelik, usule uygun ve ilgili bir sorusuna başkanın keyfi olarak izin vermemesi, mahkemenin kolektif bir şekilde maddi gerçeğe ulaşma görevini engelleyeceği için hukuka aykırı olur. Doktrinde de, başkanın bu yetkisinin bir 'yönetim' yetkisi olduğu, üye hakimin soru sorma 'hakkını' ortadan kaldıran mutlak bir veto yetkisi olmadığı kabul edilmektedir. Adil yargılanma ilkesi, heyetin her üyesinin yargılamaya aktif katılımını gerektirir.