Hukuk sistemimizde, ceza davaları ile hukuk davaları arasındaki 'kesin hüküm' ilişkisi, HMK m. 375 açısından nasıl bir önem taşır?
Bu ilişki, HMK m. 375 açısından iki önemli noktada karşımıza çıkar: 1) Ceza Mahkemesi Kararının Hukuk Davasına Etkisi (HMK m. 375/1-d, e, f, g): Eğer bir hukuk davasında karara esas alınan bir senet, tanık ifadesi, bilirkişi raporu veya yeminin sonradan sahte/yalan olduğu bir ceza mahkemesi kararıyla kesin olarak tespit edilirse, bu durum hukuk davası için bir yargılamanın iadesi sebebidir. Burada ceza mahkemesi kararı, hukuk mahkemesi kararının dayanağını çürüten bir 'kesin hüküm' niteliğindedir. 2) Hukuk Davası Kararının Başka Bir Hukuk Davasına Etkisi (HMK m. 375/1-ğ, ı): Bir hukuk davasında karara esas alınan başka bir hukuk mahkemesi kararının sonradan ortadan kalkması (ğ bendi) veya aynı konuda çelişkili iki kesin hükmün bulunması (ı bendi), kesin hüküm ilkesinin ihlali veya dayanağının ortadan kalkması nedeniyle yargılamanın iadesini gerektirir. Her iki durumda da, bir mahkemenin kesin hükmünün diğer bir yargılamanın kaderini doğrudan etkilemesi söz konusudur.