Tutuklama kararının hukuki niteliği bağlamında 'geçici olması' ve 'orantılı olması' ilkeleri neyi ifade eder?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #25782

Geçici Olması İlkesi: Tutuklamanın bir ceza değil, muhakemenin amacına ulaşmak için başvurulan bir araç (koruma tedbiri) olmasının sonucudur. Bu ilke, tutuklama kararının sonsuza dek süremeyeceğini, kanunda belirtilen azami sürelerle (CMK m. 102) sınırlı olduğunu ve tutuklama şartları (kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni) ortadan kalktığında derhal sona erdirilmesi gerektiğini ifade eder. Ayrıca, CMK m. 108 uyarınca periyodik olarak (en geç 30 günde bir) gözden geçirilmesi de bu ilkenin bir gereğidir. Orantılı (Ölçülü) Olması İlkesi: Bu ilke, tutuklamanın en son çare (ultima ratio) olarak uygulanması gerektiğini belirtir. Eğer ceza muhakemesinin amacı, adli kontrol gibi daha hafif bir koruma tedbiri ile sağlanabiliyorsa, kişi özgürlüğünü en ağır şekilde kısıtlayan tutuklamaya başvurulmamalıdır. CMK m. 100/1'de 'işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez' denilerek bu ilke açıkça düzenlenmiştir.