Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/6182 sayılı kararında, yargılamanın iadesi talebinin reddedilmesinin temel sebebi nedir? Karar, hak düşürücü sürelerin başlangıcı konusunda ne gibi bir ilke ortaya koymaktadır?
Kararda talebin reddedilmesinin temel sebebi, yargılamanın iadesi sebebine (bilirkişinin gerçeğe aykırı beyanı) dayanmak için öngörülen hak düşürücü sürenin fahiş bir şekilde aşılmış olmasıdır. Davacı, 1970 yılında kesinleşen bir karara esas alınan bilirkişi hakkında 41 yıl sonra suç duyurusunda bulunmuş ve zamanaşımı nedeniyle takipsizlik kararı verilmesini 'yeni bir durum' gibi göstererek yargılamanın iadesini istemiştir. Yargıtay, HMK'daki hak düşürücü sürenin (HMK m. 377), iade sebebinin öğrenildiği tarihten başladığını, ancak bu öğrenmenin makul bir süre içinde gerçekleşmesi gerektiğini ve hakkın kötüye kullanılması niteliğindeki bu kadar uzun bir gecikmenin kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Karar, hak düşürücü sürenin başlangıcının, hakkın dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanılmasını meşrulaştıracak şekilde yorumlanamayacağı ilkesini ortaya koymaktadır.