Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2011/2482 E., 2011/1244 K. sayılı kararında, 'lehe kanun' tespiti ve 'evrak üzerinde karar verilmemesi' gibi usuli hatalar nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bu karardaki 'lehe kanun'un belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 302/2. maddesi ile mülga 765 sayılı TCK'nın 125. maddesi arasındaki karşılaştırmanın önemi nedir?
Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2011/2482 E., 2011/1244 K. sayılı kararında, 'lehe kanun' tespiti ve 'evrak üzerinde karar verilmemesi' gibi usuli hatalar nedeniyle hükmün kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bu karardaki temel sorun, yeni ve eski ceza kanunları arasında lehe olanın doğru belirlenmemesidir. **'Lehe Kanun' ve Karşılaştırmanın Önemi:** * **Geçmiş ve Yeni Kanunlar:** Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) yapılan değişikliklerde (özellikle 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmesiyle), suçun işlendiği tarihteki kanun ile yargılama sırasındaki yeni kanun arasında lehe olan hükmün uygulanması esastır (TCK Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 9/3). Bu, suç ve ceza hukukunun 'zaman bakımından uygulama' ilkesinin bir gereğidir. * **TCK 302/2 vs. 765 Sayılı TCK 125:** * **765 Sayılı TCK m. 125 (Mülga):** Bu madde, 'Devletin birliğini ve toprak bütünlüğünü bozma' suçunu düzenlemiş, ancak bu suçun işlenmesi sırasında işlenen diğer suçlardan (araç suçlar) ayrıca ceza verilip verilmeyeceği konusunda 5237 sayılı TCK m. 302/2 gibi açık bir hüküm içermemiştir. Genel olarak, eski kanun döneminde, amaç suçun cezasının araç suçları da kapsadığı yorumu yapılabilmekteydi. * **5237 Sayılı TCK m. 302/2:** Bu madde, 'Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur' diyerek, araç suçların bağımsız olarak cezalandırılacağını açıkça hükme bağlamıştır. Bu durum, failin alacağı toplam cezayı artırıcı niteliktedir. **Hukuki Hata:** Yerel mahkeme, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 302/2. maddesini nazara alarak hüküm kurmuş, ancak 765 sayılı TCK'nın 125. maddesinin sanık lehine olup olmadığını yeterince değerlendirmemiştir. Eğer 765 sayılı TCK m. 125, araç suçların ayrıca cezalandırılmadığı bir yorumla uygulanmışsa, fail için daha az cezayı gerektirebilir ve bu durumda lehe kanun olarak eski kanunun uygulanması gerekirdi. **Usuli Hata ('Evrak Üzerinde Karar Verilmemesi'):** Yargıtay'a göre, lehe yasanın tespiti ve uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının **duruşmalı yapılması** zorunludur. Yerel mahkemenin bu tespiti yapmadan 'evrak üzerinde' karar vermesi usul hatasıdır. **Sonuç:** Hükümlü hakkında ayrıca araç suçlardan dolayı ceza tayini gerektiği için, bu durumda 765 sayılı Kanunun 125. maddesinin hükümlü lehine olabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı bulunmuştur. Yargıtay, hükmü kanun yararına bozarak, lehe kanunun tespiti için gerekli duruşmalı yargılamanın yapılmasını talep etmiştir.