Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2024/142 E., 2024/376 K. sayılı kararında, sanığın bir terör örgütü mensubunu tedavi ettirmek amacıyla gerçekleştirdiği 'kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma' eylemi ile daha sonraki bir bombalı saldırı lojistiğine katılımı, 'Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma' (TCK 302) suçu bağlamında 'vahim eylem' kriteri açısından nasıl değerlendirilmiştir? Aradaki temel farkı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #257665

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2024/142 E., 2024/376 K. sayılı kararında, 'Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma' suçunun 'somut tehlike suçu' niteliği vurgulanmıştır; yani maddede yazılı hedeflerin gerçekleşmesine gerek olmaksızın, fiilin bu amaçları gerçekleştirmeye elverişli ve vahim olması yeterlidir. Kararda, sanığın başlangıçtaki 'kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma' (bir örgüt mensubunu tedavi ettirmek amacıyla) eylemi ile daha sonraki bombalı saldırı lojistiğine katılımı, 'vahim eylem' kriteri açısından farklı değerlendirilmiştir: * **Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma:** Karar, bu eylemin (işleniş biçimi, yeri ve zamanı, toplumda meydana getirdiği etki itibarıyla ortaya çıkan zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurulduğunda) amaç suç yönünden **elverişli/vahamet arz eden ağırlık ve nitelikte olmadığını** kabul etmiştir. Bu fiil, tek başına veya o bağlamda, devletin bütünlüğünü doğrudan ve ciddi şekilde tehlikeye atacak bir 'tedhiş ortamı' yaratmaktan uzak görülmüştür. * **Bombalı Saldırı Lojistiği:** Buna karşılık, sanığın bomba yüklü aracın nakline ve bölgede görev yapan güvenlik görevlilerine gözdağı vererek çalışmalarını engelleyip devletin otoritesini yok etmek amacıyla altı asker ile bir sivil vatandaşı öldürmek suretiyle gerçekleştirilen vahim eyleme (bomba yüklü aracı teslim almaları için örgüt mensuplarını kırsala götürmek, erzak taşımak, bomba yüklü araca öncülük etmek, örgüt mensubunu olay yerinden almak ve kaçırmalarına yardım etmek) katılımı, **TCK m. 302'deki suçu oluşturduğu** kabul edilmiştir. Bu eylem, doğrudan devletin varlığını ve bütünlüğünü hedef alan, toplumda korku ve kaos yaratmaya elverişli, somut ve ciddi bir tehlike doğurmuştur. Temel fark, eylemin kendisinin devletin bütünlüğüne yönelik somut tehlike yaratma potansiyelidir. İlk eylemde bu potansiyel düşük görülürken, ikinci eylemde (çok sayıda ölüme yol açan bir bombalı saldırının lojistiği) bu potansiyelin doğrudan ve yüksek olduğu kabul edilmiştir.