Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2012/21614 E., 2014/13164 K. sayılı kararında, serbest muhasebeci yanında çalışan bir sanığın, diş hekimi olan müşterinin vergi ve SGK borçları karşılığında aldığı paraları ilgili kurumlara yatırmaması eylemi incelenmiştir. Yargıtay bu eylemi neden 'basit güveni kötüye kullanma' (TCK 155/1) olarak nitelendirmiş, 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' (TCK 155/2) olarak kabul etmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #257649

Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2012/21614 E., 2014/13164 K. sayılı kararında, serbest muhasebeci yanında çalışan sanığın, diş hekimi müşteriden vergi ve SGK borçları için aldığı paraları yatırmaması eylemi incelenmiştir. Yargıtay, bu eylemi 'basit güveni kötüye kullanma' (TCK m. 155/1) olarak nitelendirmiş, 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' (TCK m. 155/2) olarak kabul etmemiştir. Bu ayrımın hukuki dayanağı, sanığın pozisyonu ve 'hizmet ilişkisi'nin niteliğidir: 1. **Mesleki Yetki ve Sorumluluğun Yokluğu:** Kararda açıkça belirtilmiştir ki, 'Serbest muhasebecilerin 3568 sayılı Kanun’un 2. maddesinde belirtilen görevlerinin arasında vergi borcunu yatırmak gibi bir görevleri olmadığı gibi, Türkiye Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin Mecburi Meslek Kararlarına ilişkin genelgesinde yer alan “Meslek mensupları, müşteri adına üçüncü kişilere ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun mali değerler alamazlar” şeklindeki hükmüne göre...' sanığın bu tür bir tahsilat veya yatırma görevi yoktur. 2. **Hizmet İlişkisinin Doğrudanlığı ve Kapsamı:** Sanık, serbest muhasebecinin yanında çalışan bir personeldir. Müşteri, parayı doğrudan sanığa teslim etmiştir. Ancak, bu teslimat, sanığın veya çalıştığı muhasebecinin yasal 'görevi' veya 'hizmet ilişkisi' kapsamında değildir. Paranın yatırılması, sanıkla şikayetçi arasındaki 'görev ilişkisi' kapsamında olmadığı için, TCK m. 155/2'de aranan nitelikli halin unsurları oluşmamıştır. Başka bir deyişle, müşteri parayı sanığa, sanığın resmi bir görevinin gereği olarak değil, kişisel bir güvene dayanarak veya yanlışlıkla teslim etmiştir. **Sonuç:** Yargıtay, sanığın eyleminin çalıştığı muhasebeciye karşı değil, müşterisine yönelik olduğunu ve 'suça konu paranın yatırılmasının sanıkla şikâyetçi arasındaki görev ilişkisi kapsamında olmadığı' hususları birlikte değerlendirildiğinde, TCK m. 155/1 gereğince 'basit güveni kötüye kullanma' suçundan hüküm kurulması gerektiğini belirtmiştir. Mahkemenin TCK m. 155/2 uyarınca fazla ceza tayin etmesi bozma nedeni sayılmıştır. Ayrıca, birden fazla döneme ilişkin borçların yatırılmaması nedeniyle 'zincirleme suç' hükümlerinin (TCK 43) uygulanmaması ve hak yoksunlukları ile adli para cezası takdiri hataları da bozma nedeni olarak belirtilmiştir.