Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2013/5569 E., 2014/21456 K. sayılı kararında, yurt dışında yaşayan bir kişinin, Türkiye'deki taşınmazlarını satma konusunda kardeşinin eşine vekalet vermesi ve vekilin taşınmazı daha yüksek fiyata satıp daha azını müvekkile ödemesi eylemi incelenmiştir. Bu eylem neden 'basit güveni kötüye kullanma' (TCK 155/1) olarak nitelendirilmiş, 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' (TCK 155/2) olarak kabul edilmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #257645

Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2013/5569 E., 2014/21456 K. sayılı kararında, yurt dışında yaşayan katılanın taşınmazlarını satması için kardeşinin eşine (sanığa) vekalet vermesi ve sanığın taşınmazı daha yüksek fiyata satıp katılanı eksik bilgilendirerek daha azını ödemesi eylemi incelenmiştir. Yargıtay, bu eylemin TCK m. 155/1'deki 'basit güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Bu karardaki temel ayrım, sanık ile katılan arasındaki ilişkinin TCK m. 155/2'de aranan 'meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi' niteliğini taşımamasıdır: 1. **İlişkinin Niteliği:** Yargıtay, sanık ile katılan arasında 'ticaret veya hizmet ilişkisi bulunmadığını' açıkça belirtmiştir. Sanık, taşınmaz alım satım işiyle uğraşsa da, katılan ile arasındaki ilişkinin esasen 'akrabalık ve dolayısı ile hatır ilişkisine dayalı' olduğu kabul edilmiştir. Yani, sanığın bu işlemi mesleki bir ticari faaliyet kapsamında değil, akrabalık bağına dayalı kişisel bir iyilik veya yardım mahiyetinde yaptığı varsayılmıştır. 2. **Nitelikli Halin Unsurlarının Yokluğu:** TCK m. 155/2, suçun 'meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da... başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi' durumunda uygulanır. Somut olayda, vekalet verilmiş olsa da, bu vekaletin doğrudan bir 'meslek ve sanat' veya 'ticaret' ilişkisi gereği ortaya çıkmadığı, daha çok 'hatır ilişkisine' dayandığı kabul edilmiştir. **Sonuç:** Sanığın, akrabalık ilişkisine dayanarak kendisine tevdi edilen parayı (taşınmaz satış bedelini) devir amacı dışında (eksik ödeyerek) kendi yararına kullanması, TCK m. 155/1'deki 'basit güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturmuştur. Mahkemenin TCK m. 155/2'ye göre fazla ceza tayin etmesi bozma nedeni sayılmıştır. Ayrıca, hükümde kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmemesi ve denetim süresi eksikliği gibi usuli hatalar da bulunmuştur.