Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/110 E., 2015/100 K. sayılı kararında, katılanın işlerinin takip ve görülmesi için kendisine vekalet verilen sanığın, müvekkiline ait kamyonet ve motosikleti bilgisi ve rızası dışında satması eylemi incelenmiştir. Yerel mahkeme, bu eylemi 'basit güveni kötüye kullanma' olarak nitelendirip şikayet süresinin geçtiği gerekçesiyle düşme kararı vermişken, Yargıtay bu kararı bozmuştur. Yargıtay'ın bozma gerekçesini, 'vekaletnamenin mahiyeti' ve TCK 155/2'nin uygulanabilirliği açısından açıklayınız.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/110 E., 2015/100 K. sayılı kararında, katılanın işlerinin takip ve görülmesi için kendisine vekalet verilen sanığın, müvekkiline ait araçları bilgisi ve rızası dışında satması eylemi incelenmiştir. Yerel mahkeme bu eylemi 'basit güveni kötüye kullanma' (TCK 155/1) olarak değerlendirip şikayet süresinin geçtiği gerekçesiyle düşme kararı vermişken, Yargıtay bu kararı bozmuştur. **Yargıtay'ın Bozma Gerekçesi:** Bozmanın temel nedeni, yerel mahkemenin 'vekaletnamenin mahiyetini' yeterince araştırmaması ve dolayısıyla eylemin TCK m. 155/2'deki nitelikli hal olan 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturup oluşturmayacağını tartışmamasıdır. 1. **Vekaletnamenin Mahiyeti:** Sanığa, katılanın işlerini takip ve görülmesi için vekalet verilmiştir. Yargıtay, bu vekaletnamenin içeriğinin (kapsamının) araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Özellikle, vekaletnamenin sanığa 'katılanın mallarını idare etmek yetkisini içerir bir mahiyeti olup olmadığı' hususu kritiktir. 2. **TCK m. 155/2'nin Uygulanabilirliği:** Eğer vekaletname, sanığa 'başkasının mallarını idare etmek yetkisini' veriyorsa, ve sanık bu yetkinin 'gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş' araçlar üzerinde devir amacı dışında tasarrufta bulunuyorsa, eylem TCK m. 155/2'de düzenlenen 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturabilir. Bu nitelikli hal, basit halden daha ağır cezayı gerektirir ve en önemlisi, kararda belirtildiği üzere, 'bu suçun takibi şikayete bağlı bulunmamaktadır'. **Mahkemenin Hatası:** Yerel mahkeme, sanıkla müşteki arasında yalnızca Borçlar Kanunu anlamında satış için vekalet ilişkisi bulunduğu ve hizmetten doğan bir güven ilişkisi olmadığı sonucuna vararak, eylemi basit güveni kötüye kullanma olarak vasıflandırmış ve şikayet süresi geçtiği için düşme kararı vermiştir. Yargıtay ise bu değerlendirmenin eksik olduğunu, vekaletnamenin gerçek kapsamının ve bu kapsamın TCK m. 155/2'deki 'malları idare etme yetkisi' veya 'hizmet ilişkisi' tanımına girip girmediğinin titizlikle araştırılması gerektiğini vurgulamıştır. **Sonuç:** Yargıtay, vekaletnamenin mahiyeti araştırılıp sonucuna göre, eylemin TCK m. 155/2'yi oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden düşme kararı verilmesini bozma nedeni saymıştır. Eğer nitelikli hal oluşursa, şikayet koşulu ortadan kalkacağı için düşme kararı verilemeyecektir.