Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2013/9594 E., 2015/12414 K. sayılı kararında, bir banka şubesinde krediler bölümünde görevli sanığın, elektrik kesik bahanesiyle müşteriden aldığı parayı (10.000 TL) dekont karşılığında alıp uhdesinde bırakması eylemi incelenmiştir. Yargıtay, bu olayda neden 'eksik araştırma' yapıldığını ve sanığın 'para tahsil etme yetkisi'nin araştırılmasının suç vasfı (zimmet mi, güveni kötüye kullanma mı) açısından neden kritik olduğunu açıklamıştır?
Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2013/9594 E., 2015/12414 K. sayılı kararında, bir banka çalışanının müşteriden para alıp zimmetine geçirmesi olayı incelenmiştir. Yargıtay, bu olayda eksik araştırma yapıldığını ve sanığın 'para tahsil etme yetkisi'nin suç vasfı açısından kritik olduğunu belirtmiştir. **Eksik Araştırma Gerekçesi ve Suç Vasıflandırmasının Kritikliği:** Karardaki temel eksiklik, sanığın (krediler bölümü görevlisi) **para tahsil etme yetkisinin bulunup bulunmadığı** hususunun netleştirilmemesidir. Bu husus, eylemin hukuki vasfını kökten değiştirecektir: 1. **Zimmet Suçu (5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 160):** Eğer sanığın, banka mevzuatına göre veya görev tanımı gereği, müşteriden para tahsil etme **yetkisi bulunuyorsa**, ve bu parayı kendi yararına mal edinirse, eylem 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160. maddesinde düzenlenen **zimmet suçunu** oluşturabilecektir. Bankacılık Kanunu'ndaki zimmet, TCK'daki genel zimmetten (TCK 247) farklı olarak özel bir düzenlemedir ve banka çalışanları tarafından işlenir. Yargıtay, bu durumda delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğunu belirterek 'görevsizlik kararı verilmesi' gerektiğini vurgulamıştır. 2. **Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçu (TCK 155/2):** Eğer sanığın, banka çalışanı olmasına rağmen, müşteriden para tahsil etme **yetkisi bulunmuyorsa**, eylemi zimmet suçunu oluşturmaz. Ancak, bankadaki görevi ve bu sıfatının sağladığı güven nedeniyle müşteriden para almış olması, bir 'hizmet ilişkisi' (banka ile müşteri arasında ve çalışanın bu ilişkideki konumu) çerçevesinde değerlendirilir. Bu durumda eylem, TCK m. 155/2'deki **hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu** oluşturacaktır. Bu suçun takibi şikayete bağlı değildir. **Sonuç:** Yargıtay, sanığın 'para tahsil etme yetkisinin bulunup bulunmadığı' hususu araştırılmadan ve netleştirilmeden hüküm kurulmasını 'eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme' olarak nitelendirerek bozma kararı vermiştir. Bu, suç vasfının doğru tespiti için failin yetki ve sorumluluk alanının net bir şekilde belirlenmesinin mutlak gerekliliğini göstermektedir.