Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/4244 E., 2015/7749 K. sayılı kararında, A... İl Telekom Müdürlüğü'nde işçi statüsünde çalışan sanığın, lojmanların tahsisi ve teslimiyle ilgili görevli olmasına rağmen, lojman sakinlerinden (diğer kamu kurumu personeli) kira, elektrik, su bedellerini alıp şirket kayıtlarına intikal ettirmemesi eylemi neden 'basit güveni kötüye kullanma' (TCK 155/1) olarak nitelendirilmiş, 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' (TCK 155/2) olarak kabul edilmemiştir? Bu ayrımın hukuki dayanağını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #257642

Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/4244 E., 2015/7749 K. sayılı kararında, Telekom Müdürlüğü'nde işçi olarak çalışan sanığın lojmanların tahsisi ve teslimiyle ilgili görevli olmasına rağmen, lojman sakinlerinden kira ve diğer giderleri tahsil edip şirkete intikal ettirmemesi eylemi incelenmiştir. Yargıtay, bu eylemin TCK m. 155/1'deki 'basit güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. Bu ayrımın hukuki dayanağı, sanığın görevinin ve tahsilat yetkisinin kapsamıdır: 1. **Sanığın Görev Yetkisi:** Sanık, lojmanların 'tahsisi ve teslimi ile ilgili işlemleri yapmak üzere' görevlendirilmiştir. Ancak, lojmanların 'kira, elektrik, su ve sair ücretlerinin tahsili ile ilgili yetkilendirilmemiştir'. Yani, sanığın para toplama ve şirket kayıtlarına geçirme gibi bir 'hizmet görevi' bulunmamaktadır. 2. **Hizmet İlişkisi Eksikliği (Nitelikli Hal İçin):** TCK m. 155/2'deki 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' nitelikli halinin uygulanabilmesi için, malın faile 'meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin... gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş' olması gerekir. Somut olayda, sanığın görevi sadece lojmanların tahsisi ve teslimi ile sınırlıdır. Lojmanda oturan diğer kamu personeli, kendi sorumluluklarında olan kira ve giderleri şirketin muhasebe birimine yatırmaları gerekirken, bunu sanığa 'elden teslim' etmişlerdir. Bu teslimat, sanığın resmi 'hizmet görevinin' bir parçası değildir. 3. **Kişisel Güven ve Basit Güven Kötüye Kullanma:** Sanığın, lojman işleriyle ilgili bir pozisyonda olması nedeniyle kişisel bir güven ilişkisi tesis edilmiş olabilir. Ancak, bu güven ilişkisi, TCK m. 155/2'de aranan resmi veya kurumsal bir 'hizmet ilişkisi'nin gereği olarak mal tevdi edilme durumunu oluşturmamaktadır. Sanık, kendisine bu kişisel güvenle teslim edilen parayı, devir amacı dışında (şirkete yatırmayıp uhdesinde tutarak) kullanmış ve bu da TCK m. 155/1'deki 'basit güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturmuştur. **Sonuç:** Yargıtay, sanığın eyleminin görevi ile ilgisinin bulunmayıp, 'katılan T.. A.Ş. haricinde her bir katılan ve şikayetçiye karşı ayrı ve zincirleme olarak' basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulmasını bozma nedeni olarak belirtmiştir.