TCK'nın 191. maddesinde düzenlenen 'Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak' suçunun temel felsefesi nedir ve suç politikası gereği bu suçun niçin bu şekilde tanımlandığı gerekçede nasıl açıklanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #257460

TCK m. 191'de düzenlenen suçun temel felsefesi, madde gerekçesinde açıkça belirtildiği üzere, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişiyi **suçlu olarak etiketlemekten ziyade, bir tedavi ve terapiye ihtiyaç duyan bir kişi** olarak görmektir. Bu nedenle, izlenen suç politikası gereği doğrudan uyuşturucu veya uyarıcı madde 'kullanmak' fiili değil, 'kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak' fiilleri suç olarak tanımlanmıştır. Bu yaklaşımın gerekçesi şunlardır: 1. **Tedavi Odaklı Yaklaşım:** Kanun koyucu, uyuşturucu bağımlılığını bir halk sağlığı sorunu olarak ele almakta ve bireyin bağımlılık döngüsünden kurtulmasını hedeflemektedir. Bu nedenle, cezalandırma yerine rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma amacı güdülmüştür. 2. **Kamu Davasının Ertelenmesi:** Maddenin ikinci fıkrasında, başlatılan soruşturmalarda şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi öngörülmüştür. Bu erteleme, şüpheliye tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine uyum sağlaması için bir fırsat tanır. 3. **Denetimli Serbestlik ve Tedavi:** Üçüncü fıkra, erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağını ve gerek görülmesi halinde tedaviye tabi tutulabileceğini düzenler. Bu tedbirler, bağımlılıkla mücadelede bireysel düzeyde destek sağlamayı amaçlar. Özetle, TCK m. 191, geleneksel ceza hukuku yaklaşımlarından farklı olarak, bireyin bağımlılık sorununun üstesinden gelmesine yardımcı olmayı önceliklendiren, suçun değil, bağımlılığın temel sorun olarak görüldüğü bir 'tedavi hukuku' anlayışını yansıtmaktadır.