HMK m. 261/1'de düzenlenen tanıkların 'gerektiğinde yüzleştirilirler' hükmü, hakime mutlak bir takdir hakkı mı tanır, yoksa belirli durumlarda bir zorunluluk mudur? Yargıtay içtihatları bu konuda ne yöndedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #25743

Metindeki 'gerektiğinde' ifadesi ilk bakışta hakime mutlak bir takdir hakkı tanıdığı izlenimini verse de, Yargıtay içtihatları bu yetkiyi daraltmış ve belirli durumlarda bir zorunluluk haline getirmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2018/8953 ve Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 2017/1737 sayılı kararlarında görüldüğü gibi, tanık beyanları arasında davanın esasına etkili olacak şekilde 'çelişki' veya 'aykırılık' varsa, hakimin maddi gerçeği ortaya çıkarma ve davayı aydınlatma yükümlülüğü gereği bu çelişkiyi gidermek için tanıkları yüzleştirmesi gerekir. Bu durumda yüzleştirme, bir seçenek değil, eksik inceleme sonucuna varılmaması için başvurulması gereken usuli bir zorunluluktur. Bu usule uyulmaması, tek başına bozma nedeni sayılmaktadır.