TCK 44. maddesi gereğince, tek bir fiil ile kasten yaralama ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarının işlenmesi durumunda ceza tayini nasıl yapılmalıdır? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2018/3600 E., 2018/8523 K. sayılı kararı bu konuda ne hükmetmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #257419

TCK m. 44'e göre, 'işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.' Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2018/3600 E., 2018/8523 K. sayılı kararı, bu ilkeyi 'kasten yaralama' ve 'genel güvenliği kasten tehlikeye sokma' suçları bağlamında ele almıştır. **Olay ve Karar:** Sanığın silahla ateş ederek mağduru olası kastla yaralaması ve aynı eylemle genel güvenliği kasten tehlikeye sokması olayı incelenmiştir. Mahkeme, sanığı hem olası kastla yaralama hem de genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından ayrı ayrı mahkum etmiştir. Ancak Yargıtay, bu kararı bozmuştur. **Yargıtay'ın Gerekçesi:** 1. **Tek Fiil:** Sanığın silahla bir kez ateş etmesi, hukuki anlamda tek bir fiildir. Bu fiil, aynı anda hem bir kişiyi yaralama sonucunu doğurmuş hem de atışın niteliği gereği genel güvenliği tehlikeye atmıştır. 2. **Farklı Suçlar:** 'Olası kastla yaralama' (TCK m. 86) ve 'genel güvenliği kasten tehlikeye sokma' (TCK m. 170/1-c) suçları, hukuki olarak farklı suçlardır, zira korudukları hukuki değerler farklıdır (vücut dokunulmazlığı vs. genel güvenlik). 3. **En Ağır Ceza:** TCK m. 44 gereği, tek fiil ile birden fazla farklı suç oluştuğunda, fail sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Somut olayda, olası kastla yaralama suçu, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan daha ağır cezayı gerektirmektedir. **Sonuç:** Yargıtay, mahkemenin TCK m. 44'ü gözetmeden her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurmasını **'yasaya aykırı'** bulmuştur. Sanığın sadece **en ağır cezayı gerektiren olası kastla yaralama suçundan** cezalandırılmasıyla yetinilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması bozma nedeni yapılmıştır. Bu karar, fikri içtima ilkesinin somut bir uygulamasını teşkil etmekte ve fiilin tekliği durumunda ağır olan suçun diğerini nasıl absorbe ettiğini açıkça göstermektedir.