Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2015/10368 E., 2018/4465 K. sayılı kararı, sanığın bahçesinde ekili kenevir bitkisi ve evinde kubar esrar ele geçirilmesi olayında, TCK 44. maddesinin neden uygulanamayacağını açıklamıştır. Bu durumu, kenevir ekme ve uyuşturucu madde bulundurma suçlarının nitelikleri açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #257408

Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, sanığın bahçesinde ekili halde kenevir bitkisi ile bahçede ve evinde kubar esrar ele geçirilmesi eylemi incelenmiştir. Mahkeme, olayda TCK m. 44'ü (fikri içtima) uygulayarak yalnızca uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet kararı vermişken, Yargıtay bu uygulamanın hatalı olduğuna karar vermiştir. **Hatanın Gerekçesi:** 1. **Fiillerin Farklılığı ve Bağımsızlığı:** Sanığın eylemleri hukuki anlamda tek bir fiil değildir, birden fazla farklı fiili içermektedir: * **Esrar elde etmek için kenevir ekme suçu:** TCK m. 188/6'da düzenlenmiştir. Bu suç, kenevir bitkisinin ekilmesi, yetiştirilmesi veya hasat edilmesiyle ilgili bir fiili ifade eder ve üretimin bir parçasıdır. * **Satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçu:** TCK m. 188/3'te düzenlenmiştir. Bu suç, elde edilmiş uyuşturucu maddenin (kubar esrarın) ticari amaçla depolanması veya elde tutulması fiilidir. 2. **Fikri İçtima Şartlarının Oluşmaması:** TCK m. 44'ün uygulanabilmesi için 'işlediği **bir fiil** ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren' şartı aranır. Somut olayda, kenevir ekme fiili ile uyuşturucu madde bulundurma fiili birbirinden bağımsız, farklı hukuki nitelikte fiillerdir. Biri 'üretim' aşamasına ilişkinken, diğeri 'ticaret' aşamasına ilişkindir. Sanığın bahçede kenevir ekmesi ve evinde/bahçesinde uyuşturucu madde bulundurması, birbirinden ayrı eylemlerdir ve her biri kendi başına bağımsız bir suç oluşturur. Bu nedenle, 'tek fiil' koşulu sağlanmamış, gerçek içtima hükümleri uygulanmalıdır. **Sonuç:** Yargıtay, sanığın hem esrar elde etmek için kenevir ekme suçunu hem de uyuşturucu madde ticareti yapma (bulundurma) suçunu işlediğini kabul ederek, TCK m. 44'ün olayda uygulama yeri bulunmadığına ve sanık hakkında **her iki suçtan da ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi** gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, fikri içtima uygulamasında 'fiilin tekliği' kavramının titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.