TCK m. 191 kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında, şüpheliye/sanığa yapılan 'uyarı' tebligatının usuli önemi nedir? Yargıtay kararları doğrultusunda, bu tebligattaki eksikliklerin yargılamaya etkisi nasıl olmaktadır?
TCK m. 191 kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararlarında, şüpheliye/sanığa yapılan uyarı tebligatının usuli önemi büyüktür. Bu tebligat, bireyin kendisine yüklenen yükümlülükler ve bu yükümlülüklere uymamanın sonuçları hakkında bilgilendirilmesini ve böylece savunma hakkının güvence altına alınmasını sağlar. Yargıtay kararlarına göre (örn. Yargıtay 10. CD, 2018/283 K.; 2013/11137 E., 2018/46 K.; Yargıtay 20. CD, 2018/4244 K.; 2018/3305 K.), bu tebligattaki eksiklikler yargılamayı önemli ölçüde etkiler: 1. **HAGB Kararında Uyarı Eksikliği:** Eğer bir HAGB kararı verilmişse ve denetim süresi içinde TCK m. 191/4'teki şartlardan biri (örn. yükümlülüklere ısrarla uymama) gerçekleşirse hüküm açıklanır. Ancak, mahkemenin hükmü açıklayabilmesi için, sanığa gönderilen davetiyede, 'tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde hakkında cezaya hükmolunabileceği' uyarısının açıkça yer alması ve tebliğ edilmesi gerekir. Bu uyarıyı içeren tebligat yapılmadan veya sanık dinlenmeden mahkûmiyet hükmü kurulması 'bozma nedeni'dir. 2. **KDAE Kararında 'Israr' Koşulu:** KDAE kararı verildikten sonra, kamu davasının açılabilmesi için TCK m. 191/4-a'da yer alan 'yükümlülüklere uymamakta ısrar etme' koşulunun gerçekleşmesi gerekir. Yargıtay'a göre, 'ısrar'ın kabul edilebilmesi için tek başına ilk ihtarata uymamak yeterli değildir. Şüpheliye, 'önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde kendisine yüklenen yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakla ısrar etmiş sayılacağı' uyarısı ile yeniden tebligat yapılması ve buna rağmen başvuruda bulunmaması gerekir. Bu 'ısrar' koşulu bir 'kovuşturma şartı'dır. Eğer ısrar şartı gerçekleşmemişse, kamu davası açılamaz; açılmışsa 'durma kararı' verilerek denetimli serbestlik dosyasının infazının beklenmesi gerekir (Yargıtay 10. CD, 2018/6557 K.). 3. **İtiraz Hakkının Gösterilmemesi:** Eğer KDAE kararında şüpheliye karara karşı itiraz hakkı tanınmadan tebligat yapılmışsa, kararın kesinleşmediği ve denetimli serbestlik müdürlüğünce çıkarılan tebligatların hukuki sonuç doğurmayacağı kabul edilir. Bu durumda mahkemece 'durma kararı' verilerek, itiraz hakkı ihtar edilerek kararın usulüne uygun tebliğ ve kesinleşmesi sağlanmalıdır (Yargıtay 10. CD, 2021/18632 E., 2022/3397 K.). Bu kararlar, adil yargılanma hakkı ve savunma hakkının güvencesi olarak, tebligatların şekli ve içeriğinin eksiksiz olmasının yargılamanın sıhhati için elzem olduğunu ortaya koymaktadır.