Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/8869 E., 2019/5334 K. sayılı kararında, kiralanan aracın kira süresi sonunda iade edilmeyip terk edilmesi eylemi, neden 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' yerine 'basit güveni kötüye kullanma' suçu olarak değerlendirilmiştir? Karardaki gerekçeyi açıklayınız.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, sanıkların katılanın işyerinden bir aracı bir aylığına kiralamalarına rağmen kira süresi sonunda aracı iade etmeyip park halinde terk etmeleri eylemi incelenmiştir. Kararda bu eylemin, 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' (TCK m. 155/2) yerine 'basit güveni kötüye kullanma' (TCK m. 155/1) suçu olarak nitelendirilmesinin gerekçesi, sanıklarla katılanlar arasında bir **hizmet ilişkisinin bulunmamasıdır**. TCK m. 155/2'deki nitelikli halin uygulanabilmesi için, 'meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında' suçun işlenmesi gerekir. Araba kiralama ilişkisi, genellikle 'hizmet ilişkisi' tanımına girmez; bu daha çok bir 'ariyet' veya 'kiralama' sözleşmesi çerçevesindedir. Yargıtay'a göre, kiralama sözleşmesinde taraflar arasında TCK 155/2'de aranan 'hizmet ilişkisi' yoktur. Dolayısıyla, suçun nitelikli halinin unsurları oluşmamıştır ve eylem uzlaştırma kapsamında kalan basit güveni kötüye kullanma suçu olarak kabul edilmiştir.