Güveni kötüye kullanma suçu ile dolandırıcılık suçunun temel farklarını, özellikle 'malın teslimi' ve 'kastın oluşma anı' kriterleri açısından Yargıtay kararları doğrultusunda karşılaştırarak açıklayınız.
Güveni kötüye kullanma (TCK m. 155) ve dolandırıcılık (TCK m. 157) suçları, malvarlığına karşı işlenen suçlar olmalarına rağmen önemli farklar içerir: 1. **Malın Teslimi:** * **Güveni Kötüye Kullanma:** Malın teslimi, belirli biçimde kullanılmak üzere hukuka ve yöntemine uygun, **aldatılmamış özgür bir iradeye** dayanılarak tesis edilmektedir. Mağdur, malı faile güvenerek ve belirli bir amaç doğrultusunda, rızasıyla teslim eder (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2016/1074 E., 2020/96 K.; 2015/215 E., 2018/371 K.). * **Dolandırıcılık:** Malın teslimi, failin hileli davranışlar kullanarak mağdurun iradesini sakatlaması, onu aldatması ve bu aldatma sonucu malın tesliminin sağlanmasıyla gerçekleşir. Burada irade özgür değildir, hile ile yanıltılmıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2016/1074 E., 2020/96 K.; 2016/753 E., 2017/468 K.). 2. **Kastın Oluşma Anı:** * **Güveni Kötüye Kullanma:** Faildeki suç işleme kastı **sonradan oluşur**. Mal faile belli amaçlar için tevdi edildikten sonra, fail bu mal üzerinde devir amacı dışında tasarrufta bulunmaya veya devir olgusunu inkar etmeye karar verir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2016/1074 E., 2020/96 K.; 2015/215 E., 2018/371 K.). * **Dolandırıcılık:** Faildeki suç işleme kastı **başlangıçtan itibaren mevcuttur**. Hileli davranışlar, zilyetliğin elde edilmesinden önce başlar ve haksız çıkar sağlamayı amaçlar (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2016/1074 E., 2020/96 K.; 2016/753 E., 2017/468 K.). Özetle, güveni kötüye kullanmada güvene dayalı rızai teslim varken, dolandırıcılıkta hileyle sakatlanmış bir irade ve teslim söz konusudur. Ayrıca, kastın oluşma anı da bu iki suç arasındaki temel ayırt edici özelliktir.