Bir işyerinin muhasebe işlerine bakan bir kişinin, vergi borçlarını yatırmak için müşteriden aldığı paraları ilgili kuruma yatırmayıp zimmetine geçirmesi eylemi Yargıtay tarafından neden 'hizmet nedeniyle' (TCK 155/2) değil, 'basit' (TCK 155/1) güveni kötüye kullanma olarak değerlendirilmiştir? (Bkz. YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ Esas: 2012/21614)
Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2012/21614 E. sayılı kararında bu değerlendirmenin temel sebebi, serbest muhasebecilerin yasal görev tanımlarıdır. Kararda, 3568 sayılı Kanun'a ve ilgili meslek genelgelerine atıf yapılarak, serbest muhasebecilerin görevleri arasında mükellef adına vergi borcu yatırmak gibi bir görevin bulunmadığı, hatta üçüncü kişilere ödeme yapmak üzere mali değer almalarının yasak olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, sanığın vergi borcunu yatırmak için para alması, yasal 'hizmet ilişkisi' kapsamında bir görev olarak kabul edilmemiştir. Para, sanığa mesleki görevi gereği değil, aralarındaki özel güven ilişkisi nedeniyle verilmiştir. Dolayısıyla eylem, nitelikli hal olan TCK 155/2 kapsamına girmeyip, TCK 155/1'deki basit güveni kötüye kullanma suçu olarak vasıflandırılmıştır.