Kuyumcu olan bir kişinin, müşterisinin kendisine emaneten bıraktığı altınları mal edinmesi durumunda Yargıtay, bu eylemi neden TCK 155/1 (basit hal) kapsamında değerlendirmiş ve TCK 155/2'yi (nitelikli hal) uygulamamıştır? (Bkz. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/295 E. ve 2022/818 E.)
Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2022/295 E. ve 2022/818 E. sayılı kararlarında, kuyumcu ile müşteri arasındaki ilişkinin 'hizmet ilişkisi' niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır. TCK 155/2'nin uygulanabilmesi için suçun 'meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin... gereği olarak' işlenmesi gerekir. Yargıtay, bu somut olaylarda müşteri ile kuyumcu arasındaki ilişkinin bir vedia (saklama) sözleşmesi olduğunu ve bu sözleşmenin tek başına TCK 155/2 anlamında bir 'hizmet ilişkisi' doğurmadığını kabul etmiştir. Müşteri, altını kuyumcunun mesleki bir hizmeti (tamir, işleme vb.) için değil, sadece muhafaza etmesi için bırakmıştır. Bu nedenle, eylem daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hal yerine, şikayete bağlı olan ve daha hafif ceza öngören TCK 155/1'deki basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturmuştur.