CMK m. 161 uyarınca yürütülen bir soruşturmada, Cumhuriyet savcısı, şüphelinin banka hesap hareketlerinin dökümünü doğrudan bankadan isteyebilir mi, yoksa bir mahkeme kararı gerekir mi?
Bu konu, CMK'da açıkça düzenlenmemiş olmakla birlikte, uygulama ve Yargıtay kararları ışığında, bu işlemin genellikle bir mahkeme kararı gerektirdiği kabul edilmektedir. Banka hesap hareketleri, kişinin mali durumunu ve özel ekonomik ilişkilerini yansıttığı için 'özel hayatın gizliliği' ve 'kişisel verilerin korunması' kapsamında değerlendirilir. CMK m. 128'deki 'el koyma' veya m. 135'teki 'iletişimin tespiti' gibi hükümlerin kıyasen uygulanmasıyla, bu tür hassas bilgilere erişimin temel bir hakka müdahale olduğu ve bu nedenle kural olarak bir hâkim kararına (gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı emriyle) bağlanması gerektiği savunulmaktadır. Savcının CMK m. 161'deki genel yetkisine dayanarak bu bilgileri doğrudan istemesi, hukuka aykırı delil tartışmalarına yol açabilir. Bu nedenle, uygulamada savcılar genellikle sulh ceza hâkimliğinden bu yönde bir karar talep etmektedir.