CMK m. 311/1-c'de belirtilen, hükme katılmış bir hakimin 'aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş' olması durumu, sadece kasıtlı suçları mı kapsar?
Hayır, sadece kasıtlı suçları kapsamaz. Maddenin lafzı, hakimin eyleminin bir 'ceza kovuşturmasını gerektirecek' nitelikte olmasını yeterli görmektedir. Bu, hakimin göreviyle ilgili olarak işlediği ve ceza kanunlarında suç olarak tanımlanan herhangi bir fiili (görevi kötüye kullanma, rüşvet, ayrımcılık vb.) kapsar. Bu suçların kasıtla mı yoksa taksirle mi işlendiğinin önemi yoktur; önemli olan, eylemin bir ceza soruşturması ve kovuşturması açılmasını gerektirecek nitelikte olmasıdır. Eğer hakim bu tür bir eylemi nedeniyle yargılanır ve mahkum olursa veya hakkında kovuşturma açılması bile, bu durum onun verdiği hükmün tarafsızlığı ve doğruluğu hakkında ciddi bir şüphe yaratacağından, yargılamanın yenilenmesi için bir neden olarak kabul edilmiştir.