Ceza hükmünün, 'İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme'nin (AİHS) ihlali suretiyle verildiğinin AİHM tarafından tespit edilmesi' (CMK m. 311/1-f) durumunda, ihlalin niteliğinin bir önemi var mıdır? Her türlü ihlal kararı yargılamanın yenilenmesini gerektirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #256831

Hayır, her türlü ihlal kararı otomatik olarak yargılamanın yenilenmesini gerektirmez. CMK m. 311/1-f, ihlalin tespitinin yanı sıra 'hükmün bu aykırılığa dayandığının' da AİHM kararında belirtilmesini şart koşar. Bu, ihlal ile mahkumiyet hükmü arasında doğrudan bir 'nedensellik (illiyet) bağı' olması gerektiği anlamına gelir. AİHM, eğer tespit ettiği ihlalin (örneğin, savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı delil kullanılması) davanın sonucunu, yani mahkumiyet hükmünün kendisini doğrudan etkilediği kanaatine varırsa, bu durum bir yenileme nedenidir. Ancak, yargılamanın süresi gibi, davanın esasına doğrudan etki etmeyen usuli ihlaller, genellikle yeniden yargılamayı gerektirmez ve AİHM tarafından tazminatla giderilir. Dolayısıyla, ihlalin niteliği ve hükme olan etkisi kritik öneme sahiptir.