TCK m. 3'teki orantılılık ilkesi, bir suçun işlenmesinde failin 'failin güttüğü amaç ve saiki'nin (TCK m. 61/1-g) temel cezanın belirlenmesindeki etkisini nasıl yönlendirir?
Orantılılık ilkesi, failin amacının veya saikinin, fiilin haksızlık derecesiyle uyumlu bir şekilde cezaya yansıtılmasını sağlar. Hakim, saikin ne kadar kınanabilir veya mazur görülebilir olduğunu değerlendirir. Örneğin, bir kişinin hasmına zarar vermek amacıyla değil de, ailesini içinde bulunduğu büyük bir ekonomik sıkıntıdan kurtarmak gibi bir saikle dolandırıcılık suçunu işlemesi, fiilin haksızlığını ortadan kaldırmasa da, failin kusurunu azaltan bir unsur olarak görülebilir. Bu durumda temel cezanın alt sınıra yakın belirlenmesi, orantılılık ilkesine uygun olabilir. Buna karşılık, suçu sırf başkasına zarar verme, aşağılama veya ırkçı bir nefretle işleyen failin saiki, fiilin ağırlığını artırır ve temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılmasını haklı kılar. TCK m. 3, bu sübjektif unsurların adil bir şekilde cezaya yansıtılmasını temin eder.