CMK m. 311/1-b uyarınca, bir bilirkişinin 'ihmal ile' gerçeğe aykırı oy (rapor) verdiğinin anlaşılması ne anlama gelir ve nasıl tespit edilir?
Bir bilirkişinin 'ihmal ile' gerçeğe aykırı rapor vermesi, bilerek ve isteyerek (kasten) yanlış rapor düzenlemesi anlamına gelmez. Bu durum, bilirkişinin, mesleğinin ve bilimsel verilerin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, eksik, hatalı veya bilime aykırı bir inceleme sonucu yanlış bir kanaate varmasıdır. Örneğin, bir balistik uzmanının inceleyeceği kovanları karıştırması, bir doktorun rapor yazarken tıbbi verileri yanlış yorumlaması, bir mali müşavirin hesaplamada bariz bir hata yapması gibi durumlar ihmal kapsamında değerlendirilebilir. Bu durum, genellikle başka bir bilirkişiden veya daha üst bir kurumdan (Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu gibi) alınacak yeni bir raporla tespit edilir. Eğer bu yeni rapor, ilk raporun ciddi bir ihmal sonucu hatalı olduğunu ve bu hatanın hükmü etkilediğini ortaya koyarsa, yargılamanın yenilenmesi nedeni oluşur. (CMK m. 311/1-b)