CMK m. 161'in gerekçesine göre, kolluk amir ve memurlarının adliyeye ilişkin emirleri 'derhal' yerine getirme yükümlülüğü, emrin hukuka uygunluğunun denetimini kapsar mı? Kolluk, açıkça hukuka aykırı bir savcı emrini yerine getirmek zorunda mıdır?
Bu konu gerekçede doğrudan tartışılmamış olsa da, ceza muhakemesi hukukunun genel ilkeleri çerçevesinde cevaplanabilir. Kolluğun, savcının adli emirlerini yerine getirme yükümlülüğü mutlaktır. Ancak bu, 'kanunsuz emri' yerine getirme yükümlülüğü anlamına gelmez. Anayasa'nın 137. maddesi, konusu suç teşkil eden emrin hiçbir surette yerine getirilemeyeceğini, diğer kanunsuz emirlerin ise amire bildirilerek yerine getirileceğini düzenler. Bu ilke kıyasen uygulanabilir. Eğer savcının emri, açıkça bir suçun işlenmesini (örneğin, işkence yapılmasını) içeriyorsa, kolluk bu emri yerine getiremez ve getirmemelidir. Eğer emir, konusu suç teşkil etmemekle birlikte açıkça hukuka aykırı ise (örneğin, arama kararı olmadan bir konuta girilmesi), kolluk bu durumu savcıya bildirmeli ve yazılı emirde ısrar edilirse emri yerine getirmekle birlikte sorumluluk emri verene ait olur. Ancak bu, çok istisnai bir durumdur ve kural, savcının emirlerinin hukuka uygun olduğu karinesidir.