Bir sanık hakkında hem görevi kötüye kullanma (TCK m. 257) hem de ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma (TCK m. 257/2) suçlarından dava açılması halinde, bu iki suç arasında nasıl bir ilişki vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #256786

Bu iki fıkra, aynı suçun farklı işleniş biçimlerini düzenler. TCK m. 257/1, 'icrai' hareketle (kasten görevinin gereklerine aykırı davranarak) işlenen hali; TCK m. 257/2 ise 'ihmali' hareketle (görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek) işlenen hali düzenler. Bir fiil, ya icraidir ya da ihmalidir; aynı anda her ikisi birden olamaz. Dolayısıyla, bu iki fıkra arasında 'tüketen-tüketilen norm ilişkisi' veya 'seçimlilik' söz konusudur. Mahkeme, sanığın eyleminin niteliğine göre bu fıkralardan sadece birini uygulayabilir. Eğer eylem hem kasti bir aykırılık hem de ihmal içeriyorsa, genellikle daha ağır olan kasti hal (TCK m. 257/1) uygulanır. Sanık hakkında her iki fıkradan da ayrı ayrı ceza verilemez. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2016/1223 E. sayılı kararında da ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.