Sanığın hem 'kamu kurumu zararına dolandırıcılık' hem de 'resmi belgede sahtecilik' suçlarını işlediği bir olayda, her iki suçtan da ayrı ayrı mı cezalandırılır, yoksa TCK'daki içtima kuralları mı uygulanır?
Bu durumda, kural olarak 'gerçek içtima' uygulanır ve sanık her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2017/3766 E. sayılı kararında da sanıklar hakkında her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçları, farklı hukuki konuları koruyan, unsurları farklı olan bağımsız suçlardır. Sahte belge, dolandırıcılık suçunun işlenmesinde bir araç olarak kullanılsa bile, bu durum genellikle TCK m. 44'teki fikri içtima kapsamında değerlendirilmez. Çünkü sahtecilik eylemi, tek başına da bir suç oluşturma özelliğini korur ve dolandırıcılık suçunun unsuru veya nitelikli hali değildir (istisnalar hariç). Dolayısıyla, failin her iki suçu da işlediği kabul edilerek ayrı ayrı ceza tayini yoluna gidilir. (Yargıtay 11. CD, E: 2017/3766)