5237 sayılı TCK'nın 3. maddesi, kanun koyucuyu (yasama organını) da bağlar mı, yoksa sadece uygulayıcıları (hakim, savcı) mı hedefler?
Bu madde, hem kanun koyucuyu hem de uygulayıcıları bağlayan temel bir Anayasal ilkenin ceza kanunundaki yansımasıdır. 1) **Kanun Koyucu Açısından:** Yasama organı, suç ve cezaları belirlerken, benzer haksızlık içeriğine sahip fiiller için orantısız şekilde farklı cezalar öngöremez. Bir suç için öngörülen cezanın alt ve üst sınırları, o fiilin toplumsal tehlikeliliği ve haksızlık içeriği ile orantılı olmalıdır. Aksi bir düzenleme, Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa'nın 2. (hukuk devleti) ve 10. (eşitlik) maddelerine aykırılık gerekçesiyle iptal edilebilir. 2) **Uygulayıcı Açısından:** Hakim ve savcılar, bu ilkeyi kanunları yorumlarken ve uygularken (temel cezayı belirlerken, artırım/indirim yaparken) göz önünde bulundurmak zorundadır. Dolayısıyla TCK m. 3, hem normatif (kural koyucu) hem de interpretatif (yorumlayıcı) bir işleve sahiptir.