TCK m. 3'teki eşitlik ilkesi, benzer olaylardaki farklı sanıklara tamamen aynı cezanın verilmesini mi gerektirir?
Hayır, gerektirmez. TCK m. 3'teki eşitlik ilkesi, 'hukuki durumda eşitlik' anlamına gelir, 'fiili durumda mutlak eşitlik' değil. Yani, aynı suçu işleyen ve benzer koşullara sahip olan sanıklara, keyfi ve ayrımcı bir gerekçe olmaksızın farklı muamele yapılamaz. Ancak cezanın bireyselleştirilmesi (TCK m. 61) ilkesi gereği, her sanığın durumu (suç işleme nedeni, kastının yoğunluğu, pişmanlığı, kişiliği vb.) ayrı ayrı değerlendirilir. Dolayısıyla, aynı suçu işleyen iki sanıktan birinin daha yoğun bir kastla hareket etmesi veya hiç pişmanlık göstermemesi gibi nedenlerle, diğerine göre daha ağır bir temel ceza alması veya takdiri indirimden yararlandırılmaması, TCK m. 3'teki eşitlik ilkesinin ihlali anlamına gelmez. Önemli olan, farklılığın somut ve yasal gerekçelere dayanmasıdır.