Yargılamanın yenilenmesi (CMK 311) talebinde bulunan sanığın, hükmün kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan ancak daha önce soruşturma aşamasında var olan ve mahkemeye sunulmayan delillerle (örneğin telefon hattı sözleşmesi ve çelişkili beyanlar) başvurması durumunda 'yeni delil' kavramının nasıl yorumlandığını açıklayınız. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/15248 E., 2017/7358 K. sayılı kararını esas alarak, bu tür delillerin yargılamanın yenilenmesi için yeterli ve önemli olup olmadığını tartışınız.
CMK Madde 311/1-e, 'yeni olaylar veya yeni deliller'in sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı gerektirecek nitelikte olması halinde yargılamanın yenilenmesine imkan tanır. Buradaki 'yenilik' kavramı, delilin hükmün verildiği tarihte mahkemece bilinmemesi veya değerlendirilmemesi anlamına gelir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 13.03.2017 tarihli ve 2017/15248 E., 2017/7358 K. sayılı kararı, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından mahkum olan bir sanığın, hükmün kesinleşmesinden sonra sunduğu 'telefon hattı sözleşmesinin tarihi' ve 'şikayetçinin çelişkili beyanları'nı 'yeni delil' olarak değerlendirmiştir. Somut olayda, sanığın mahkumiyetinde, çekin arkasındaki telefon numarasından yola çıkıldığı ve çek üzerindeki imza ve yazıların sanığa ait olduğuna dair bilirkişi raporu esas alındığı anlaşılmıştır. Ancak, hükmün onanmasından sonra şikayetçinin sanığı 'çek alışverişi yaptığı kişi olmadığına dair kesin kanaate ulaştığını' bildirmesi ve kendi önceki beyanlarında çelişki bulunması önemli görülmüştür. Ayrıca, sanığın telefon hattı sözleşmesini çekin keşide tarihinden sonra almış olması, çek alındığında sanığın bu hattı kullanmıyor olma ihtimalini ortaya koymuştur. Yargıtay, bu durumun, mevcut bilirkişi raporuyla çelişmesi nedeniyle 'yargılamanın yenilenmesi yoluyla mahallinde çözümlenebileceği' kanaatine varmıştır. Karar, bu tür delillerin, tek başına veya önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı gerektirebilecek nitelikte olması nedeniyle 'yeterli ve önemli delil' vasfı taşıdığını kabul etmiştir. Bu içtihat, yargılamanın yenilenmesi kapısını, 'hükmün temelini sarsan' ve 'maddi gerçeği farklılaştırabilecek' nitelikteki sonradan ortaya çıkan veya değeri anlaşılan deliller için aralık tutmaktadır.