İYUK Madde 11'de düzenlenen 'üst makamlara başvurma' müessesesi ile İYUK Madde 10'da düzenlenen 'idari makamlara başvurma' arasındaki temel farkları, özellikle sürelerin işleyişi ve başvuru amacı açısından analiz ediniz. Danıştay 11. Dairesi'nin 2016/7252 E., 2017/6416 K. sayılı kararı bağlamında, yolluk ödemesi gibi parasal hak taleplerinde bu farkın nasıl yorumlandığını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #256699

İYUK Madde 10 ve Madde 11, idari yargıya gitmeden önce idari makamlara başvurma yollarını düzenler ancak amaç ve süre işleyişleri açısından farklılık gösterirler. İYUK Madde 10 ('İdari Makamlara Başvurma'): İlgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği düzenlenmiştir. Bu madde, ilgilinin 'bir işlem veya eylemin yapılmasını' talep etmesi durumunda kullanılır. İdare 60 gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır (zımni ret), ve ilgililer bu tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açabilirler. Eğer idare 60 gün içinde kesin olmayan bir cevap verirse, ilgili ya bunu ret sayarak dava açabilir ya da kesin cevabı bekleyebilir; ancak bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Bu, bir 'eylemsizlik' veya 'yeni bir işlem tesisi' talebi üzerine dava açma süresinin başlaması için bir mekanizmadır. İYUK Madde 11 ('Üst Makamlara Başvurma'): İlgililerin, 'idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması' için üst makamdan (üst makam yoksa işlemi yapan makamdan) 'idari dava açma süresi içinde' başvurmasını düzenler. Buradaki temel fark, Madde 11'in 'mevcut bir idari işlemin' gözden geçirilmesini talep etmesi ve başvurunun 'işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurmasıdır'. Yani, dava açma süresi zaten başlamış olmalıdır. Danıştay 11. Dairesi'nin 12.12.2017 tarihli ve 2016/7252 E., 2017/6416 K. sayılı kararında, yolluk ödemesi (sürekli görev yolluğu) talebiyle ilgili uyuşmazlık ele alınmıştır. Kararda, atama işlemiyle birlikte yolluk ödenmeyeceğine dair açık bir işlem tebliğ edilmemesi durumunda, sonradan yapılan yolluk talebinin İYUK Madde 10 kapsamında yapılmış bir başvuru niteliği taşıdığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla, bu durumda dava açma süresinin başlangıcı, atandığı yerde göreve başlama tarihi değil, ilgilinin yolluk talebi üzerine oluşan açık veya zımni ret işlemi tarihi olmuştur. Bu karar, yolluk gibi parasal hak taleplerinin, eğer ilk atama/nakil işleminde yolluk durumu netleştirilmemişse, İYUK 10 kapsamında bir 'talep' olarak değerlendirilmesi gerektiğini, dolayısıyla dava açma süresinin bu talebe verilen cevaptan veya zımni redden başlayacağını vurgulamıştır. Ayrıca, 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 59/3. maddesindeki bir aylık sürenin (verilen avansın kapatılmasına yönelik) dava süresi olmadığını da belirtmiştir. Bu ayrım, başvuru amacının ve hukuki durumun, dava açma süresinin doğru tespiti açısından belirleyici olduğunu göstermektedir.