Bir yargılama aşamasında sunulmayan veya mahkemece değerlendirilmeyen ancak hüküm kesinleştikten sonra ortaya çıkan veya bilgisine ulaşılan delillerin 'yargılamanın yenilenmesi'ne (CMK 311/1-e) konu olabilmesi için taşıması gereken 'yenilik' vasfını açıklayınız. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/16511 E., 2017/3689 K. sayılı kararı bağlamında, kovuşturma aşamasında dinlenilmesi talep edilmiş ancak mahkemece reddedilmiş tanık beyanlarının 'yeni delil' niteliği taşıyıp taşımadığını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #256695

CMK Madde 311/1-e, 'yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa' yargılamanın yenilenmesine imkan tanır. Buradaki 'yenilik' kavramı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.03.2014 tarihli ve 2012/3-909 E., 2014/121 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, delilin kesin hükümden sonra ortaya çıkmasıyla değil, 'hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olması'yla bağlantılıdır. Yani, yenilik taraf bakımından değil, mahkeme bakımından aranır. Hükümlünün bildiği veya bilmesi gereken bir olay veya delil, mahkemece bilinmiyorsa veya öğrenilmekle birlikte değerlendirilmemişse 'yeni' sayılabilir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 04.04.2017 tarihli ve 2016/16511 E., 2017/3689 K. sayılı kararında, kovuşturma aşamasında sanık müdafiince dinlenilmesi talep edilmiş ancak mahkemece reddedilmiş tanıkların beyanları, yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak yapılmıştır. Kararda, bu tanıkların beyanlarının 'yargılama aşamasında mahkemece bilinmeyen, incelenmeyen, yargılama konusu yapılmayan ve bu nedenle değerlendirilmeyen delil' olarak kabulü gerektiği belirtilmiştir. Ancak Yargıtay, nihai kararında, 'yargılamada ele alınıp değerlendirilmiş kanıtlar yargılanmanın yenilenmesi sebebi yapılamayacaktır' ve 'sanıklar müdafiinin hükümlerin infaz aşamasında yeni tanıklar bildirmesi hususu da tüm dosya kapsamı gözetildiğinde yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılacak ciddiyette yeni delil niteliğinde değildir' diyerek itirazın reddine karar vermiştir. Bu, mahkemenin ilk aşamada değerlendirme dışı bıraktığı bir delilin 'yeni' kabul edilebilse de, yargılamanın yenilenmesi için ayrıca 'önemli' olması ve sonucunu değiştirebilecek 'ciddiyette' bulunması gerektiğini göstermektedir. Aksi takdirde, her reddedilen delil, yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilirse hukuki istikrar ilkesi zedelenecektir.