Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde düzenlenen 'Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması' (HAGB) kararının hukuki sonuçlarını ve denetim süresi içinde 'kasten yeni bir suç işlenmesi' veya 'denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi' durumlarında izlenecek usulü açıklayınız. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/30238 E., 2017/4475 K. sayılı kararını esas alarak, bu hallerde mahkemenin HAGB kararında değişiklik yapma yetkisini ve 'orantılılık ilkesi'nin bu aşamadaki rolünü tartışınız.
CMK Madde 231'de düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı, sanık hakkında hükmolunan cezanın belirli bir denetim süresi boyunca açıklanmaması, bu süre zarfında sanığın belirli koşullara uyması halinde davanın düşmesi sonucunu doğuran bir kurumdur. HAGB, 'hukuki sonuç doğurmayan' geçici bir karardır. CMK 231/11, denetim süresi içinde sanığın yükümlülükleri ihlal etmesi veya kasten yeni bir suç işlemesi durumunda izlenecek usulü belirler: 1. Kasten Yeni Bir Suç İşlenmesi: Eğer sanık, denetim süresi içinde 'kasten yeni bir suç' işlerse, hakkındaki hüküm 'ilk şekliyle açıklanır'. Bu durumda, mahkemenin HAGB kararında veya hükmedilen cezada herhangi bir değişiklik yapma imkanı yoktur. Hüküm, sanki başlangıçta açıklanmış gibi hukuki sonuçlarını doğurur. 2. Yükümlülüklerin Yerine Getirilmemesi: Eğer sanık, denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerini 'yerine getirmezse' (yani kasıtlı yeni bir suç işlememişse), bu durumda mahkeme, yükümlülüğün yerine getirilmeyiş sebebini değerlendirir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 19.04.2017 tarihli ve 2015/30238 E., 2017/4475 K. sayılı kararı, bu ayrımı netleştirmiştir. Karar, somut olayda sanığın deneme süresinde yeniden suç işlemesi karşısında, açıklanması geri bırakılan hükmün 'yalnızca açıklanmasına karar verilmekle yetinilmesi' gerektiğini, ancak yerel mahkemenin sanığa verilen hapis cezasını ertelemesini hukuka aykırı bulmuştur. Yani, yeni suç işlenmesi halinde mahkeme erteleme, seçenek yaptırım gibi bir hüküm kuramaz, sadece HAGB'yi açıklar. Karar ayrıca, seçenekli yaptırım öngörülen hakaret suçunda (TCK 125) temel cezanın hapis olarak seçilmesinin ve alt sınırdan uzaklaşarak ceza belirlenmesinin 'orantılılık ilkesine' (TCK 3/1) aykırı olduğunu da belirtmiştir. Bu durum, HAGB'nin amacının şans tanımak olduğunu, ancak bu şansın kötüye kullanılması durumunda yargının kararlılığının korunması gerektiğini gösterir.