Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu (TCK Madde 279/1-2) ile Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 161/2'deki 'derhal bildirme' yükümlülüğü arasındaki ilişkiyi açıklayınız. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2015/9191 E., 2019/10699 K. sayılı kararını esas alarak, ihbarın gecikmeli bildirilmesinin bu suçun unsurlarını nasıl oluşturduğunu değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #256679

CMK Madde 161/2, adlî kolluk görevlilerine, elkoydukları olayları, yakalanan kişileri ve uygulanan tedbirleri emrinde çalıştıkları Cumhuriyet savcısına 'derhâl bildirme' ve savcının adliyeye ilişkin bütün emirlerini 'gecikmeksizin yerine getirme' yükümlülüğü getirir. Bu hüküm, soruşturma evresinde savcının kolluk üzerindeki hiyerarşik denetimini ve suçun öğrenilmesiyle birlikte adli sürecin hızla başlaması gerekliliğini vurgular. TCK Madde 279/1-2 ise, kamu adına soruşturma ve kovuşturma yapmakla görevli bulunan kişilerin, görevini yaptığı sırada öğrendiği ve kovuşturulması gereken bir suçu yetkili makamlara bildirmemesi veya bu suçu gizlemesi halinde cezalandırılmasını öngören 'kamu görevlisinin suçu bildirmemesi' suçunu düzenler. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 04.11.2019 tarihli ve 2015/9191 E., 2019/10699 K. sayılı kararı, bu iki hüküm arasındaki doğrudan ilişkiyi ortaya koymuştur. Kararda, Jandarma Karakol Komutanı olarak görev yapan sanığın, esrar maddesi satıldığına yönelik ihbarı kaydetmesine rağmen, 25 gün sonra nöbetçi Cumhuriyet savcısına bildirmesi eylemi incelenmiştir. Yüksek Mahkeme, CMK 161/2'deki 'derhâl bildirme' yükümlülüğünün ihlal edildiğini ve bu gecikmenin, TCK 279/1-2'de düzenlenen kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğunu kabul etmiştir. Bu karar, 'derhâl' kavramının, görevin gerektirdiği makul ve en kısa süreyi ifade ettiğini, 25 günlük bir gecikmenin bu yükümlülüğe aykırılık teşkil ettiğini ve doğrudan kamu görevlisinin cezai sorumluluğunu doğuracağını vurgulamıştır. Amaç, kamu görevlilerinin suça karşı duyarsız kalmasının veya adli süreci sekteye uğratmasının önüne geçmektir.