Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 311/1-b'de yer alan 'yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa' hükmünü yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak açıklayınız. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2023/4798 E., 2024/5535 K. sayılı kararı bağlamında, yalan tanıklık suçundan mahkumiyetin bu bent kapsamında nasıl değerlendirildiğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #256677

CMK Madde 311/1-b, kesinleşmiş bir hükümde maddi hatanın düzeltilmesi amacıyla yargılamanın yenilenmesine imkan tanıyan olağanüstü bir kanun yoludur. Bu bent, hükme esas teşkil eden ve 'hükmü etkileyecek biçimde' yanlış veya gerçek dışı beyanda bulunan yeminli tanıkların veya bilirkişilerin durumunu ele alır. Buradaki kritik hususlar şunlardır: birincisi, tanıklık veya bilirkişi görüşünün yeminli olarak yapılmış olması; ikincisi, kasıt veya ihmal yoluyla 'gerçek dışı' bir beyan veya görüş verilmiş olması; üçüncüsü, bu gerçek dışı beyanın veya görüşün 'hükmü etkileyecek' nitelikte olmasıdır. Yani, eğer doğru beyan verilseydi hükmün farklı olacağı ihtimalinin bulunması gerekir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2023/4798 E., 2024/5535 K. sayılı kararı, yalan tanıklık suçundan mahkumiyet (HAGB dahi olsa) kararının, bu bent kapsamında yargılamanın yenilenmesi için kabule değer bir neden olduğunu belirtmiştir. Somut olayda, önceki yargılamada tek tanık olmasa bile, tanığın beyanının kesinleşen karardaki gerekçede diğer delillerle birlikte toplu olarak değerlendirilerek hükme esas alındığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkeme, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olduğuna karar vermeli, yalan tanıklık davası dosyasını getirtmeli, delilleri toplamalı ve sonucunda tanığın beyanının hükme hiçbir etkisi olmadığı kanaatine varılırsa istemi esassız bularak reddetmelidir. Aksi takdirde, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verilmesi gerekir. Bu, hakimin yalan tanıklık veya bilirkişilik nedeniyle hükmün adaletsiz hale geldiği hallerde, maddi gerçeğe ulaşma ve adil yargılanma hakkını güvence altına alma yükümlülüğünü vurgular.