Türk Ceza Kanunu'nun 3. maddesindeki 'orantılılık ilkesi'nin, uyuşturucu madde ticareti suçlarında (TCK 188) temel cezanın belirlenmesinde uyuşturucu maddenin miktarı ve değeri açısından nasıl bir rol oynadığını açıklayınız. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 28.09.2017 tarihli ve 2017/170 E., 2017/4765 K. sayılı kararını bu bağlamda değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #256670

TCK Madde 3/1'de düzenlenen 'orantılılık ilkesi', işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunmasını gerektirir. Bu ilke, TCK Madde 61/1'deki 'suçun konusunun önem ve değeri' ile 'meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı' ölçütleriyle birlikte, uyuşturucu madde ticareti suçlarında temel cezanın belirlenmesinde merkezi bir rol oynar. Uyuşturucu madde ticareti suçunda (TCK 188), uyuşturucu maddenin miktarı, suçun toplumsal zarara ve tehlikeye yol açma potansiyelini doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 28.09.2017 tarihli ve 2017/170 E., 2017/4765 K. sayılı kararında, sanık hakkında 116.993,6 gram esrar miktarına bağlı olarak, uyuşturucunun önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığının dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Kararda, bu miktarın ağırlığına göre, TCK Madde 3/1'deki orantılılık ilkesi ve 61. maddedeki ölçütler gereğince, sanık hakkındaki temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan 'daha fazla uzaklaşılarak' belirlenmesi gerektiği, ancak yerel mahkemenin bunu gözetmeyerek alt sınırdan hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir (aleyhe temyiz nedeniyle bozma). Bu içtihat, uyuşturucu miktarının, suçun hukuki konusu olan kamu sağlığı ve güvenliği üzerindeki potansiyel tehlikesini doğrudan gösterdiği ve bu tehlikenin büyüklüğünün, cezanın temelini oluşturan fiilin ağırlığını artırdığı anlamına gelir. Dolayısıyla, büyük miktarlarda uyuşturucu madde ticareti yapan bir failin, alt sınırdan cezalandırılması orantılılık ilkesine aykırı düşer, çünkü bu durum fiilin topluma verdiği zararın ve oluşturduğu tehlikenin ağırlığını yeterince yansıtmaz. Hakim, bu tür durumlarda somut fiilin özelliklerini, özellikle de uyuşturucu maddenin niteliğini ve miktarını dikkate alarak, temel cezayı kanuni üst sınıra doğru orantılı bir şekilde yükseltmelidir.