Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 2'de tanımlanan 'suçüstü hâli' kavramını, özellikle 'önleme araması' ile 'adli arama' arasındaki fark ve bunun arama tedbirinin hukuka uygunluğu üzerindeki etkisini Yargıtay içtihatları (10. Ceza Dairesi, 2023/5371 E., 2024/893 K. ve 12. Ceza Dairesi, 2016/11547 E., 2017/5941 K.) bağlamında değerlendiriniz. Hukuka aykırı arama sonucu elde edilen delillerin yargılamadaki akıbeti ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #256668

CMK Madde 2/j, 'suçüstü hâli'ni; işlenmekte olan suçu, henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk, suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin işlediği suçu veya fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan kimsenin işlediği suçu ifade eder. Suçüstü hali, istisnai olarak hakim kararı veya savcı emri olmaksızın arama yapılmasına izin veren bir durumdur. 'Önleme araması' (Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nda düzenlenen), bir suçu önlemek amacıyla, somut bir suç şüphesi olmaksızın yapılan aramadır. 'Adli arama' (CMK 116-119) ise, somut bir suç şüphesi üzerine, delil elde etmek veya failleri yakalamak amacıyla yapılan aramadır ve kural olarak hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılabilir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 01.02.2024 tarihli ve 2023/5371 E., 2024/893 K. sayılı kararı, uyuşturucu naklinde kullanılacak aracın açık plakası, markası ve zula şekli gibi detaylı istihbari bilgi alınmasına rağmen, bu durumun 'suçüstü hali' olmadığını, 'suç şüphesi' olduğunu ve dolayısıyla 'önleme arama kararı' ile değil, CMK 116 ve 119 uyarınca 'adli arama kararı' ile arama yapılması gerektiğini belirtmiştir. Karar, önleme arama kararı ile yapılan bu aramanın hukuka aykırı olduğunu ve elde edilen delilin 'yasak delil' niteliğinde olup hükme esas alınamayacağını ifade etmiştir. Benzer şekilde, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 06.07.2017 tarihli ve 2016/11547 E., 2017/5941 K. sayılı kararı da, isim verilmeden yapılan ihbarda sanığın eşkali belirtilerek tarihi eser getireceğinin söylenmesi üzerine kollukça yapılan aramanın 'suçüstü hali' kapsamında olmadığını, 'adli arama kararı' gerektirdiğini vurgulamıştır. Zira ihbar, somut bir suçun 'işlenmekte olduğunu' veya 'henüz işlenmiş olduğunu' değil, 'işlenebileceği şüphesini' doğurmaktadır. Hukuka aykırı arama sonucu elde edilen deliller, CMK Madde 217/2 uyarınca 'yasak delil' niteliğinde olduğundan, yargılamada kullanılamaz ve mahkumiyet hükmüne esas alınamaz. Bu durum, 'hukukun üstünlüğü' ve 'adil yargılanma hakkı' ilkelerinin bir gereğidir.